Kategori arşivi: Parmaklıklar Ardında *

Hücre’de nefes alamıyordum!

[Haber ile ilgili düzenleme Dizivizyon.wordpress.com tarafından yapılmıştır. ]

Parmaklıklar Ardında’da Aylin’i oynayan Onuryay Evrentan “Sinop Cezaevi yaşanmışlıklarla dolu bir yer. Çekim için hücre odasına ve tabutluğa girdiğimde ruhum daralıyor” diyor..

Parmaklıklar Ardında’da koğuş içindeki adaleti savunan Aylin karakterini Onuryay Evrentan canlandırıyor. Çekimler nedeniyle aylardır Sinop’ta yaşayan Evrentan, özellikle hücre odasına ve tabutluğa girdiği sahnelerde çok etkilendiğini söylüyor. Sinop’ta çok güzel vakit geçirdiklerini anlatan oyuncu ‘Hep birlikte spor salonuna yazıldık. Gurmemiz Serra Yılmaz bize brunch’lar hazırlıyor. Film izliyoruz, kitap okuyoruz’ diyor.

* Bu proje size teklif edildiğinde hiç tedirgin oldunuz mu?
Bana bu projeden ilk, 17-18 yıllık arkadaşım olan Devin Özgün Çınar bahsetti. Parmaklıklar Ardında yayınlandığı ülkelerde reyting rekorları kıran bir format aslında. Şu ana kadar Türkiye’de hiç böyle bir şey yapılmamıştı. Ama hem hassas bir konu hem de ‘Karanlık cezaevi hayatı acaba seyircinin ilgisini çeker mi?’ dedim. Fakat sonra bu diziyle herkesin bir yerlerde buluşacağını düşündüm.

HERKES HAPSE DÜŞEBİLİR
* Çünkü herkes bir gün kendini cezaevinde bulabilir…
Aynen öyle! Bir insanın cezaevine düşmesi çok sınırda bir yerde. Ve aslında herkes içeride ne olduğunu da merak eder. Kapalı kutudur, sırlarla doludur. İşte o nedenle de insanların ilgisini çekeceğini düşündüm.

* Dizideki karakterinizden bahseder misiniz?
Aylin aşık olduğu adam için şirket dolandırmış 35-38 yaşında bir kadın. Alkol sorunu var. Ve koğuş içinde adaleti savunuyor.

* Peki bu dizi sayesinde suçlu psikolojisini anlayabildiniz mi?
Elbette ki tam anlamıyla hayır ama tabutluğa ve hücre odasına girdiğimde ruhum daralıyor, nefes alamıyorum. Tahammül edilecek yerler değil. Bazen girmek bile istemiyorum. Zaten tarihi Sinop Cezaevi’nde çekim yaptığımız için çok büyük yaşanmışlıklar da var. Ve siz de ister istemez bunu hissediyorsunuz.

BİR KAPANMIŞLIK VAR!

* Aslında Sinop’ta, dizideki hapis hayatına benzer bir hayat yaşıyorsunuz. Öyle değil mi?
Evet. (gülüyor) Kış şartlarından dolayı 1 ay boyunca Sinop’tan çıkamadığımız oldu. Bir kapanmışlık var! Cezaevinden çıkıp otele gidiyoruz. Sürekli birbirimizi görüyoruz. Koğuş hayatı gibi… Ama bizim bu sınırlı yaşamımızın ruhsal anlamda dizinin öyküsüne de destek olduğu düşünüyorum. Bir sinir krizi sahnem vardı. ‘Buraya tıkıldık kaldık, hiçbir yere çıkamıyoruz’ diyordum. Bu replikten sonra hepimizin yüzü düştü. Çünkü hepimiz fark etmeden bu duyguyu yaşıyorduk. Ama çok keyifli vakit de geçiriyoruz. Çok güzel dostluklar kurduk burada.

* Cezaevlerindeki mahkumlardan mektuplar alıyor musunuz?
Çok mektup ve hediye alıyoruz. Bir gün otele gittiğimizde bize sürpriz yapmışlar ve bir sürü hediye göndermişler. Onların yolladığı çarşafta uyuyorum mesela.

* Peki neler düşünüyorlar dizi hakkında?
Benim için çok enteresan; ‘Rolünün hakkını veriyorsun’ diyorlar. Yani bunun bir rol olduğunun farkındalar ama arkasından ‘Sen beni anlarsın’ da diyorlar. Bir ortaklık kuruyorlar.

* Dizinin kadınlar koğuşundaki gerçek öyküleri yansıttığını söylüyorlar mı peki?
Aslında bir gün, 1980′lerde cezaevinde kalmış bir mahkumla tanıştık. Dizinin gerçeği çok iyi yansıttığını söyledi! ‘Aynı buradaki gibi bir anda kavga ederler, bir anda da kahkahalarla gülüp oynamaya başlarlar. Çünkü yapacak bir şey yok’ dedi. Gerçekten içeride saat ilerlemiyor. Biz, hepimiz saatlerimizi çıkardık. Çünkü ihtiyaç duymuyoruz…

* Peki bu kadar kadın bir arada olunca gürültü patırtı olmuyor mu?
(Gülüyor) Hayır, aile gibi olduk. Egoların olmadığı bir ortamda problem çıkmaz.

* Neler yapıyorsunuz birlikte?
Otel odamız, bizim evimiz gibi oldu. Çok boş vaktimiz var. Hep birlikte spor salonuna yazıldık. Gurmemiz Serra Yılmaz bize şahane brunchlar hazırlıyor. Film izliyoruz, kitap okuyoruz. Aslında bir anlamda terapi gibi de oluyor. Kendini yeniliyor insan.

* Hayalinizdeki rol nedir?
Hilary Swank, ‘Boy’s Don’t Cry’ adlı filmde erkek kılığına girmişti. Ben de sokakta yaşayan, erkek olduğu düşünülen ama daha sonra kız olduğu anlaşılan bir sokak çocuğunu oynamak isterim. Ama her gelen rol benim için başka bir heyecan. Amacım 40 yıl sonra da aranılan oyuncu olmak.

* Peki yeni bir proje var mı?
Evet bir sinema projesi var. Hasan Ali Toptaş’ın ‘Gölgesizler’ adlı romanından uyarlanan bir filmde rol alacağım. Çekimler yakında başlıyor.

Makyajsız oynamak umrunda değil!

* Dizide size çok az makyaj yapılıyor, değil mi?
Neredeyse hiç makyaj yapılmıyor. Gerçeklik duygusuna yakın olsun istendi. Çünkü içeridesin ve özel bir bakım uygulayacak durumun yok! Dışarı çıktığımızda ‘Ne kadar genç ve güzelsiniz’ diyorlar.

* Makyajsız oynamak sizi hiç rahatsız etmiyor mu?
Oyunculuğa ne tarafından baktığınızla ilgili. Ben tiyatro kökenliyim, her rolü oynamak üzere okuldan mezun oldum. Ekipteki hepimiz aynı düşüncedeyiz. Hiç kimse aynaya bakıp da ‘Tüh bugün hiç güzel olmadım’ demiyor. Kaldı ki zengin bir aile dizisi çekmiyoruz. Çirkin gözükmem gereken bir rol de oynayabilirim. Bu da işin en zevkli kısmı zaten…

* Çekimlerde hiç unutamadığınız bir sahne oldu mu?
Dizinin ilk başlarında çıldırdığım bir sahnem vardı. Depresyona giriyorum, hayaller görüyorum, saldırganlaşıyorum. Ve beni hücreye atıyorlar. İşte hücreden çıktıktan sonra arınmayla ilgili, sinema filmi kalitesinde bir banyo sahnem vardı. O sahneyi unutamam.

Haber kaynağı: Sabah.com.tr / Sabah Gazetesi – Günaydın Magazin Eki.
Kaynak yazı yayınlandığında belirtilmemiştir. Bundan dolayı siz okuyucularımızdan özür dileriz.

Parmaklıklar Ardında 42. Bölüm Yorumları

ATV’nin ilgi gören Perşembe günlerinin vazgeçilmezi “Parmaklıklar Ardında” dün 42. Bölüm ile ekranlara geldi. Sizlerin  dizi hakkında ki yorumlarını bekliyoruz.

42. Bölümdeki Mantık Hatalarını, Yorumlarınızı, Gelecek Bölüm Tahimnlerinizi bu blogda üye olmadan yorum yazarak dile getirebilirsiniz.

Parmaklıklar Ardında 42. Bölüm Özeti

Parmaklıklar Ardında 42. Bölüm – 25 Aralık Perşembe

[Dizivizyon.wordpress.com Özel Haberidir. ]

Aliye kaçmayı başarmıştır, artık özgürdür. Aliye’nin yokluğunu fark eden Cengiz, Handan’a haber verir. Beray’la Aliye’nin firar planını anlatır. Beray bunu reddeder ve Ekrem’in Aliye’yi dövüp ya da öldürüp cezaevinde kullanılmayan bir yere gizlemiş olabileceğini söyler. Handan cezaevini aratır. Aliye yoktur. Firar haberi gecikir. Cezaevine yeni gelen savcının kadın olduğunu öğrenen Handan, Tansel’i mutlulukla karşılar. Ekrem, Tansel’i Handan’a karşı kışkırtmak için elinden geleni yapar. Tansel herkese mesafeli davranmakta, olayları soğukkanlı bir biçimde dinlemektedir. Bu arada, firar nedeniyle arandığını öğrenen Süleyman, Aliye’yi de alıp Adıyaman’a gitmeyi başarabilecek midir?

Sizdde dizi hakkındaki düşüncelerinizi üye olmadan dile getirebilirsiniz.

Parmaklıklar Ardında 41. Bölüm Özeti

Osman mahkemeye çıkar ama tahliye edilmez. Tarık’ın ifadesi sayesinde cezaevine döner. Osman’ın karantinada olduğunu öğrenen Ziynet, koğuşta terör estirir. Savcı, Handan’ın isteğiyle başlatılan soruşturmanın haberini alır almaz görevi bırakır. Bu durum Ekrem’i üzerken Handan’ı çok sevindirir ve Handan cezaevinde bir eğlence düzenlemeye karar verir.

Beray firar planını görüşe gelen Süleyman’a anlatır. Bu konuşmayı dinleyen Cengiz, firara engel olabilecek midir? Ya Filiz? Firarı ispiyonlayacak mıdır?

Bu arada Mümtaz’dan gelen kötü haber Kevser’i çok üzer ve eğlence gecesi, tam firar sırasında sinir krizi geçirmesine yol açar. Aliye ve Beray herşeye rağmen planı uygularlar. Başarabilecekler midir?

Kadına el kaldıran karşısında beni bulur! [Röportaj]

‘Parmaklıklar Ardında’nın kadın mahkumları döven sert gardiyanı Ogün Kaptanoğlu: “Sebebi ne olursa olsun, kadına el kaldırmak ahlaksızca bir şey… Kadına şiddet uygulayana ben de aynı şekilde karşılık veririm”..

atv’nin sevilen dizisi ‘Parmaklıklar Ardında’nın kuralcı ve sert gardiyanı Cengiz’i canlandıran Ogün Kaptanoğlu performansıyla göz dolduruyor. Dizide, özellikle kadın mahkumları dövdüğü sahnelerle adından söz ettiren Kaptanoğlu, “Gerçek hayatta bir kadına kesinlikle
el kaldırmam. Kadına şiddet uygulamak çok ahlaksızca bir şey… Sebebi ne olursa olsun” diyor…

* Gardiyan Cengiz diziye sonradan girmesine rağmen güzel tepkiler alıyor…
Seyircinin kafasında Cengiz ile ilgili çok fazla soru işareti oluştu. Herkes Cengiz’in Ankara’dan gönderilmiş bir müffetiş, gizli bir ajan olabileceğini düşünüyor. Şu ana kadar çevremden ve internetten aldığım yorumlar böyle. Cengiz kuralcı, kitaba, nizama uyan bir karakter. Bundan sonraki bölümlerde ayrı bir dünyası olduğunu, insancıl yanlarının olduğunu göreceğiz. Cengiz ile ilgili çok fazla süpriz olacak.

BEN DE KURALCIYIM
* Dizilerde sert karakterleri canlandıranlar dışarıda izleyiciden olumsuz tepkiler alıyor. Size gelen tepkiler nasıl?
Aşırı tepkiler almıyorum. Sadece beni yolda gördüklerinde ‘Mahkumlara bu kadar kötü davranmayın’ diyenler oluyor. Ben de onlara ‘Haketmeseler yapmam’ diyorum. Aliye cezaevi müdüresini esir alıyor, dövüyor. Başgardiyan olarak da Cengiz bunun cezasını vermekle yükümlü bir karakter.

* Cengiz kuralcı, emirlere uyan bir karakter. Peki siz gerçek hayatta nasılsınız?
Birbirine paralel giden, katı ve olmazsa olmaz dediğim kurallarım var. Sonuçta Türkiye’de yaşıyoruz. Türk toplumunun bize vermiş olduğu örf ve adetlerimiz var. Kurallar aşıldığı zaman ailemde, özel hayatımda ve toplumsal olaylarda tepkimi her zaman gösteririm.

* Bir projeye sonradan dahil olmanın zorlukları vardır. Siz yaşadınız mı?
Çevremdeki insanlarla kolay adapte olabilen sosyal bir insanım. Buraya geldiğimde ekip çok yakın davrandı. Bir projeye sonradan katılamanın handikapları vardır. Ben bunu yaşamadım. Tanıştıktan sonra geldiğimiz gün çalışmaya başladık sonrada iyice samimi olduk.

* Dizide mahkumları dövme sahneleriniz de var… Gerçek hayatta hiç bir kadına şiddet uyguladınız mı?
Asla…. Bir kadına kesinlikle el kaldırmam. Bazı özel ilişkilerimde kaldırmak istediğim zaman oldu. Ama böyle bir şey yapmam mümkün değil. Kadına el kaldırmak çok ahlaksızca bir şey. Sebebi ne olursa olsun. Kadına şiddet uygulayana ben de şiddet uygularım.

BERAY SOPAYI HAKETTİ
* Bu sahneleri çekerken kadınların antipatisini kazanırım diye tedirgin oldunuz mu?
Yok, olmadım. Cengiz, Beray’ı firar ettikten sonra dövüyor. Dövmesinin sebebi, Beray’dan hoşlanmaması ya da ona bir kin beslemesi değil, elbette… Beray, kaçışı sırasında başka bir mahkumun ölmesine sebep oluyor. İşin içinde firar olunca, olay Cengiz’in görev sınırlarına giriyor. Burada Cengiz’in kuralcı tarafı daha ağır basıyor. Masum bir insanın başka bir insan yüzünden ölmesi Cengiz’i çıldırtıyor. Beray sopayı haketmişti bence. (gülüyor)

* Projede bu kadar çok kadınla birarada çalışmanın zorlukları oluyor mu?

On dört bayan oyuncumuz olmasına rağmen üç tane erkek oyuncumuz var. Zorluk yaşamıyoruz. Hepimiz arkadaşız, dostuz. Sette profesyonel olduğumuz kadar setin dışında da profesyonel arkadaşlığımız oluştu. Ama zaman zaman, bir erkek olarak bu kadar bayanın içinde olmak insanı yoruyor. Aynı otelde kalıyoruz. Zaten yorulduğum zaman da kendimi sulara atıyorum. Gidip, dalış yapıyorum. (gülüyor) Onların benden erkek olduğum için çekindikleri taraflar var. Tabii ki, benim de onların yanındayken toparlanmam gerekiyor. Bu bizim ailelerimizden gelen bir terbiyedir.

Kaynarca’ya benzetilmek hoşuma gitti

İnternetteki forumlarda izleyiciler Oktay Kaynarca’ya benzediğinizi yazmışlar. Bu konuda ne düşününyorsunuz?
‘Kardan Adamlar’ isimli sinema filminde başrolde oynamıştım. O filmle Antalya Film Festivali’ne katılmıştık. Oktay Kaynarca ile orada tanıştım. Evet,zaman zaman benzeyen taraflarımızı görüyorum. O da yuvarlak surat hatlarına sahip. Bu durum benim de hoşuma gidiyor. Oktay Kaynarca sevdiğim, çalışmak istediğim bir oyuncu.

* Bu benzerliğin avantajları veya dezavantajları neler olabilir sizce?
Avantaj ya da dezavantaj olur diye hiç düşünmedim… Ama oyunculuk adına konuşmak gerekirse, Oktay Kaynarca çok deneyimli, uzun senelerdir bu işi profesyonel olarak yapan bir oyuncu. Onun gibi gözükmeyi, onun vizyonuna sahip olmayı ben de isterim. sonuçta herkes oyunculuğuyla bir yerlere geliyor. Ama onun gibi başarılı olmak isterim.

* Yeni projeler var mı ufukta?
Bu yaz, ‘Parmaklıklar Ardında’ tatile girdikten sonra sanat projede yer alacağım. ‘Kardan Adamlar’ı yapımcısı ve yönetmeni Ayten Gönülşen yönetecek. Çok güzel, toplumsal bir proje olacağını düşünüyorum.

Dalgıçlık, dağcılık gibi ekstrem sporlarla ilgilenen 31 yaşındaki yakışıklı oyuncu diziden önce, İzmir’de mankenlere koreografi hocalığı yapıyordu.

Aşka inancımı kaybettim

Aşk hakkında ne düşünüyorsunuz?
Beray ve Cengiz arasında büyük bir aşk yaşanacak. Cengiz kariyer ve hayatıyla ilgili bir çok şeyi gözardı ederek bazı olaylara kalkışacak. Ama çok güzel bir aşk yaşayacak. İzleyicinin bunu çok seveceğine inanıyorum.

* Peki ya gerçek hayat? Bekarsınız, bir ilişkiniz var mı?
Gerçek hayatta aşk artık yok. Aşka inancım da yok. Güzel bir ilişkim vardı. Yürümedi, olmadı. Bir buçuk senedir böyle bir şey yok hayatımda. Aşkı, aşık olmayı çok seviyorum. Ama inancımı kaybettim.

* Cengiz kuralcı biri ama kuralları hiçe sayarak aşık oluyor…
İşin ilginçliği de orada zaten… İşte bunun adına ‘aşk’ diyorlar. Aşk birçok tabuyu yıkar. Benim gerçek hayattaki ilişkilerimde de böyledir. Cengiz aşık olduğu için, kuralları bir sandığa kaldırıyor. Gerçek hayata bunu anlatamadık ama, Beray umarım dizide anlar. Dizide de bir sekte yemeyelim. (gülüyor)

* Başınıza böyle bir şey mi geldi?
Evet, o yüzden aşka inancımı kaybettim.

“Parmaklıklar Ardında” Künye

Dizilerin tek adresi - www.dizivizyon.wordpress.com-
 ●● Parmaklıklar Ardında ●●
Konusu: 13 Aralık 2007 tarihinde atv’de gösterilen, orijinali Almanya’da RTL kanalında Hinter Gittern adıyla yayınlanan televizyon dizisidir. Dizinin Türkçe uyarlaması 91 yılında Umuda Yolculuk filmiyle Türkiye’ye ilk ve tek Oscar’ı kazandıran senarist Feride Çiçekoğlu tarafından yazıldı. Dizinin çekimleri, Sinop Cezaevi’nde gerçekleşmektedir.

İlk sezonda dizide Selda Alkor, Devin Özgür Çınar gibi oyuncular yer alırken, ikinci sezonda Zeynep Eronat, Cengiz Bozkurt, Seher Terzi ve Pınar Ünsal gibi oyuncular rol aldı. Program, Sinop Cezaevi’ndeki kadınlar koğuşunda yaşanan acı, sevinç ve öfke dolu hikayeleri anlatmaktadır.

Dizinin konusu mahkûmlar ve cezaevi yetkilileri arasında var olan ilişki üzerinden genişlemektedir. Aynı koğuşta yer alan (B2 koğuşu) kadın mahkûmların kendi aralarında var olan mücadeleleri, cezaevi yetkilileriyle var olan sorunlarının gerisinde kalmaktadır. Koğuş içindeki en büyük mücadelenin ise koğuş liderliği olması, bazı mahkûmların sivrilmesine, geride kalan mahkûmların ise lider olmak isteyen kişinin tarafında geçmesine sebep olmaktadır.

Yapımcı Kuruluş:
Play Produksiyon
Yapım Tarihi: 2007
Yönetmen: -
Yayınlandığı Kanal: ATV
Editör Notu:
Türü: Yerli Dizi
Tema: Hapishane, Gardiyan
Oyuncular: Yelda REYNAUD,
Selda AKOR,
Özlem DÜVENCİOĞLU,
Ogün KAPTANOĞLU


“Parmaklıklar Ardında” 13. Bölüm Özeti

Dizilerin tek adresi -www.dizivizyon.wordpress.com

Handan Nurgül’ün ölüm haberini Nur’a söyler. Nur yıkılır. Aliye için de haberler kötüdür. Özgür gözaltına alınmıştır. Nur ise sorduğu sorulara bir cevap alamaz. Özgür’le konuşmak ister. Handan bu isteğini kabul edip onlara bir görüşme ayarlar. Nur Özgür’den kızına ait şimdiye kadar bilmediği gerçekleri duyunca ikinci bir yıkımı yaşar. Artık tek düşüncesi vardır, kızına bütün bu acıları yaşatan kocasından intikam almak. Hayriye savcı ile konuşup Nur’un cenazeye katılması için izin alır. Nur’a bu yolculukta Gülten eşlik edecektir. Tahsin’in cesedinden alınan DNA örneği tecavüz olayını kanıtlamaz. Nazlı’nın ruh sağlığı iyice bozulmuştur, bu haberin kötü sonuçlarını kavrayacak halde bile değildir. Nazlı artık Aliye ile bile iletişim kurmuyordur. Suzan içinse artık Sinop’tan ayrılma vakti gelmiştir. İlk defa açık görüşe çocukları gelir ve onlarla doyasıya hasret giderir. Suzan yeniden başlayan mahkemesinden tahliye kararı beklentisiyle koğuştan ayrılırken, onun gidişine en çok Şebo sevinir. Tarık için artık rakipsiz kalmıştır. Anna ise müfettişin Tarık’tan daha yakışıklı olduğunu düşünür. Koğuştakiler Tarık mı, müfettiş mi esprisiyle içerdeki hayatı neşelendirmeye çalışırlarken Gülten ve Nur cenaze için yola çıkarlar. Ama Nur’un Gülten için hazırladığı sürprizler vardır.